Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 10-01-2014

Bürolar ve Ulaşılabilirlik

BÜROLAR VE ULAŞILABİLİRLİK KONUSU


Gündelik yaşamda her fiziki katılım ve kullanım biçiminin hareketle başladığı ve sonlandığı dikkate alındığında, ulaşılabilirlik hareketliliğin temel bileşenlerinden biridir. Hangi amaçla (çalışma, eğitim, sağlık, spor vb.) olursa olsun durum ve konum değişikliği kişinin hareket etmesi sonucu gerçekleşir. Ulaşılabilirliğin sağlanamadığı ortamlarda kişinin hareket kabiliyetinin de sınırlandığı görülür. Bu nedenle yapılaşmış çevrenin dış ya da iç, özel ya da resmi olmasına bakılmaksızın herkes için ulaşılabilir olması beklenir. Bu bağlamda ulaşılabilirlik, her insanın gündelik yaşama (ulaşım, eğitim, çalışma, sağlık, eğlence vb.) katılımı sırasında, bina iç mekânlarından kentsel dış mekânlara kadar uzanan yapılaşmış çevreye, hizmet ve araçlara zorluk çekmeden, herkesle birlikte eşit şekilde erişebilmesini ifade etmektedir. Bu durum, etkileşimde oldukları yapısal çevreyi ulaşılabilirliği sağlandığı ölçüde kullanabilen herkes için büyük önem taşımaktadır. Kaldı ki 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun “İstihdam” bölümünde; “Çalışan veya iş başvurusunda bulunan engellilerin karşılaşabileceği engel ve güçlükleri azaltmaya veya ortadan kaldırmaya yönelik istihdam süreçlerindeki önlemlerin alınması ve işyerinde fiziksel düzenlemelerin bu konuda görev, yetki ve sorumluluğu bulunan kurum ve kuruluşlar ile işyerleri tarafından yapılması zorunludur ” ifadesi yer almaktadır.


Çalışanlar, çalışma yaşamlarında çeşitli durumlarla (geçici ya da sürekli hastalık, yaşlılık, hamilelik vb.) karşılaşabilirler. Gündelik yaşamlarında yardımcı araçlarla (baston, koltuk değneği ya da tekerlekli sandalye vb.) hareket etmek zorunda kalabilecekleri gibi, görme ve duyma yetilerini tamamen ya da kısmen kaybedebilir, hatta aşırı kilolu, yaşlı, hamile vb. durumları nedeniyle farklı tasarımsal düzenlemelere bile gereksinim duyabilirler. Kişinin gündelik yaşamında kendine uygun olmayan çevreden dolayı engelli olmasına neden olan bu durumun yaşanmaması için dış mekandan iç mekana değin her ölçekte yapılacak tasarımın başından itibaren kapsayıcı olması gerekmektedir. Sonradan yapılacak düzenlemelerin ekonomik olmaması, mevcut yapılaşmış çevreye uyarlanmak zorunda olması ve bu yüzden standartlan da sağlayamaması bu düzenlemelerin parçacıl çözümler olarak kalmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla, gündelik yaşama ilişkin yapılacak planlama ve tasarım çalışmalarının mümkün olduğunca kapsayıcı olması, çalışma mekanlarına ulaşılabilirliği mümkün kıldığı gibi geçici ya da sürekli hareket kısıtlılığı bulunanların üretim hayatına katılımını da sağlayacaktır.


İçinde bulunduğumuz ekonomik yapının engellileri de içine alacak şekilde düzenlenmemiş olması, engellilerin çalışma yaşamına katılımını sınırlandırmakta ya da kendilerine uygun olmayan çalışma mekanlarında çalışmalarına neden olmaktadır. Bu durum, ulaşılabilirliğin sağlanamadığı, kesintiye uğradığı ya da parçacıl çözümlerle halledilmeye çalışıldığı her mekanda kendini hissettirmektedir. Herkes için ulaşılabilirliği sağlamak amacıyla 2005 yılında çıkarılan 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna 2 önemli madde eklenmiştir.

Bu maddeler;
Geçici Madde 2. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmi yapılar, mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi, açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir,
Geçici Madde 3. Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir duruma getirilir,
şeklindedir ve kapsayıcıdır. Bu yüzden ulaşılabilirlik kavramı, bürolar için konfor koşulları açısından yaygın olarak Çalışma Mekanlarına Ulaşılabilirlik ve Çalışma Mekanlarının Ulaşılabilirliği olarak iki temel yaklaşımla ele alınmaktadır.


Bürolara Ulaşılabilirlik
Kişinin barınma mekanından çalışma mekanına kadar mesafedeki yapı, araç ya da hizmetlere ulaşılabilirliği ifade etmektedir. Bir başka ifadeyle, kişinin evinden çıkmasıyla başlayan ve çalıştığı binaya ulaşmasıyla sonlanan seyahatinin ulaşılabilirliğidir. Yollar, kaldırımlar, duraklar, ulaşım araçları bu seyahatin temel bileşenleridir. Kişinin kısıtlılığı ne olursa olsun (ortopedik, görme ya da işitme gibi) Şekil 7.7-8-9 da gösterilen dış mekan ulaşılabilirliğinin ve bu temel bileşenlere yönelik tasarımın herkes için yapılması, bunun yapılamaması durumunda mümkün olan potansiyel bütün kullanıcılara yönelik kapsayıcı olması zorunludur.



Binalarda herkesin mümkün olduğuca aynı güzergahı ve aynı girişi kullanması esastır. Böylece, herkes için eşit kullanım sağlanırken ayırımcılık da önlenmiş olacaktır. Bunun mümkün olmadığı durumlarda, alternatif ulaşılabilir kullanımların (yol, giriş, donanım vb.) sunulması zorunludur. Çalışanların büro yapılarına toplu taşım, servis araçları, dolmuş, taksi gibi ulaşım araçlarının yanı sıra özel otomobilleri ya da yaya olarak ulaşıyor olmaları bu zorunluluğu ortadan kaldırmaz. Özel otomobilleriyle gelen çalışan engelliler için otopark alanında park yeri tahsis edilmeli ve büro yapısıyla ulaşılabilirliği güvenli bir şekilde kurulmalıdır.


Büro İçi Ulaşılabilirlik
Barınma mekanından çalışma mekanına ulaşılabilirlik sağlandıktan sonra, çalışma mekanının da yakın çevresiyle birlikte herkes için tasarlanmış ve ulaşılabilir olması beklenir. Kaldı ki tasarımdaki ana amaç, bütün binalar gibi büroların da yakın çevresiyle birlikte hareket kısıtlılığı bulunan kişiler için ulaşılabilir olmasını sağlamaktır. Şekil 7.10 da gösterilen tekerlekli sandalyeli bir çalışanın da kullanabileceği büro mekanlarının kullanıcıları tasarım aşamasında dikkate alması, büro ortamının herkes için kullanım potansiyelini artıracak ve büro ortamına kullanım esnekliği getirecektir.


Böylece, görme, ortopedik ya da işitme kısıtlılığı bulunanlar için özel düzenleme ya da uyarlamalara gerek kalmayacaktır. Görme engelliler için hissedilebilir yüzeyler, brail (kabartma) ve sesli uyarıcılar yanında özellikle bilgisayar yazılım ve donanımları, ortopedik engelliler için tekerlekli sandalye ile çalışılabilecek bir ortam ve işitme engelliler için de ses sistemleri, yazılı ve görsel uyarıcılar büro mekanlarının kullanılabilirliği artıracaktır.


Büro mekanlarında ulaşılabilirliğin ve kullanılabilirliğin sağlanması için;
• Binalarda giriş kapıları, asansörler, merdivenler ya da tuvaletler ulaşılabilir ve kullanılabilir olmalıdır
• Binalar yalın ve kullanışlı planlara sahip olmalı, yatay dolaşım için herkes aynı güzergahı engelsiz ve hemzemin kullanmalıdır. Bürolar, tekerlekli sandalye kullanan bir çalışanın bile rahatlıkla kullanabileceği büyüklükte hareket alanı ve donanım, iyi işaretlenmiş ve kolay algılanabilir yönlendiriciler, iyi bir aydınlatma ve görsel zıtlığa sahip olmalıdır.
• Düşey dolaşım için herkesin aynı güzergahı kullanmasının yanı sıra merdiven, rampa ya da asansörler standartlara uygun olmalıdır.
• Acil durumlarda kullanmak için herkes için algılanabilir ve belirgin yangın tahliye yolları bulunmalıdır.
• Yürüyüş yüzeyleri, kaymayı önleyici sürtünme katsayısı yüksek malzemeyle, ıslanması muhtemel zeminler ise, sürtünme katsayısı yüksek malzeme ile döşenmelidir.
• Kapıların yeterli büyüklükte olması ve kullanımının kolay olması, tekerlekli sandalye kullanan çalışanların bile rahatlıkla açma ve kapatmasını olanaklı kılan kapı ve pencere sistemleri ve yeterli kullanım alanının bulunması gereklidir.
• Her türlü kontrol düğmeleri ve anahtarlarının uygun yükseklikte, erişilebilir konumda, renkte olması ve rahat kullanılması sağlanmalıdır.
• Mekanın farklı zaman dilimlerinde güvenli bir şekilde kullanılabilmesi için iyi aydınlatılması önemlidir.
• Algılanabilir iyi bir işaretlemenin yanı sıra duvarlarda, döşemelerde, kapılarda ve işaretlemelerde belirgin bir görsel zıtlık bulunmalıdır.
• İki veya daha fazla duyu yoluyla (hissedilebilir, işitsel ve görsel) iletişim sağlayabilecek yöntemler kullanılmalıdır.
 

 

Büro Teknolojisi Eğitim Seti İçin Tıklayınız...