Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 23-01-2014

Dış Politikada Çok Yönlülüğe Geçiş Çabaları (1964-1980) Konusu

Dış Politikada  Çok  Yönlülüğe Geçiş Çabaları (1964 1980) Konusu


1962de ABD ile SSCB arasında yaşanan Küba Füze Krizi hem uluslararası sistem hem de Türk dış politikası üzerinde son derece etkili olmuştur. SSCBnin Kübaya nükleer füze yerleştirme girişimi, ABDnin sert tepkisiyle karşılaşmış, dünyanın bir nükleer savaşa en fazla yaklaştığı bir kriz ortaya çıkmıştır.

Kriz, ABD ile SSCB arasında yapılan gizli pazarlıklarla sonuçlandırılmış, bu tarihten sonra, ABD ve SSCB arasında, “Yumuşama”(detant) adı verilen, gerginliklerin nispeten azalmaya başladığı bir döneme girilmiştir. Bu durum, II. Dünya Savaşından sonra uluslararası alandaki konumunu ABDSSCB gerilimi üzerinden tanımlamakta olan Türkiyenin, dış politikasında bazı yeni yönelimlerin taraftar toplamasına imkân vermiştir. 


Küba Krizi sonrasında başlayan “Yumuşama”, blok politikasının gevşemesi çerçevesinde blok içi güçlerin blok liderlerinden daha özerk politikalar izleyebildikleri bir uluslararası ortamı doğurmuştur. Bu sayede devletler dış politikalarını blok lideri ülkelerin politikalarından daha farklı bir bağlamda belirleme ve izleme şansı bulabilmişlerdir.


Diğer taraftan, ABD ile SSCB arasında krizin çözümü için yürütülen pazarlığın en önemli konularından birinin Türkiye olması da Türk dış politikasını oluşturanları derinden etkilemiştir. ABD, SSCBnin Kübaya füze yerleştirmemesi karşılığında Türkiyeye 1950lerin sonunda yerleştirdiği Jüpiter füzelerinin sökülmesini kabul etmiştir. Bu pazarlığı yürütürken Türkiyeye hiçbir şekilde bilgi verilmemiştir.

Krizin aşılmasının ardından Jüpiter füzelerinin demode oldukları ve Türkiyenin güvenliğinin Doğu Akdenizde konuşlandırılacak Polaris denizaltılarıyla sağlanacağı açıklaması yapılmıştır.

Türkiyedeki füzelerin sökülmesinden sonra ABD ve SSCB arasındaki pazarlık ortaya çıkmış, Türk yöneticilerinin zihinlerinde ABD hakkındaki ilk önemli kuşkular belirginleşmiştir. ABDnin kendi çıkarları çerçevesinde Türkiyeyi devre dışı bırakması siyasi alanda fazlaca dillendirilmese de derin bir hayal kırıklığı meydana getirmiştir.
 

 

 

Atatürk İlkeleri Ve İnkılap Tarihi 2 Eğitim Seti İçin Tıklayınız...