Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 10-01-2014

Estetik Gereksinimler Konusu

Estetik Gereksinimler Konusu


Bürolarda çalışanların psiko-sosyal gereksinimleri kadar görsel kaygıları da önem taşımaktadır. Bu nedenle tasarımcılar, iç mekanlarda renk ve doku arayışları üzerine çalışmalarını yoğunlaştırmakta, çalışma türüyle ilişkili olarak kullanıcıların çalışma ortamında psikolojik ve fizyolojik özelliklerini de dikkate alarak estetik gereksinimleri karşılamaya çalışmaktadırlar. Kaldı ki renklerin insanlar üzerindeki etkileri insan-çevre etkileşimi bağlamında tasarım bilgisi içinde yer almakta, mimarlık, iç mimarlık, ürün tasarımı, grafik tasarımı, web tasarımı gibi farklı tasarım alanlarındaki uygulamalarda bir ergonomik veri olarak değerlendirilmektedir.


Mekanın görsel algılanmasıyla ilgili olarak; ışık algılanması, mekansal organizasyonun algılanması ve renk algılanması olmak üzere üç boyut söz konusudur. Söz konusu algılama türleri, çalışanların çalışma mekanına bakışı açısını, ruh halini ve performansını etkilemektedir. Renklerin algılanması ışık kaynaklarına bağlı olduğundan, farklı mekanlar için çalışma ortamı özelliklerine uygun renkler ve ışık kaynaklarının seçilmesi gerekmektedir. Böylece eylemler ve renk arasındaki ilişkilerin doğru kurulması sonucu görsel konforun sağlanması kolaylaşacak, kişilerin eylemleri daha rahat ve istekli yerine getirmeleri sağlanacaktır. Renkler her ne kadar kişiden kişiye farklı etkiler gösterse de insan psikolojisi üzerinde ciddi etkileri bulunmaktadır. Çalışma ortamlarında koyu renklerin genellikle yorgunluk ve sıkıntı hissi uyandırdığı, ışığı yuttuğu ve zor algılandığı, açık renklerin ise aydınlık, ferahlık hissi verdiği ve ışığı yansıtarak mekanın algılanmasını kolaylaştırdığı bilinmektedir. Renk, mekanın ışıklık düzeyiyle de bağlantılı olarak mekan içinde gerçekleştirilecek eyleme göre mekana büyük, küçük, sıcak, soğuk, enerjik, sıkıcı, sakinleştirici gibi mekansal özellikler kazandırmaktadır. Bürolarda uygun renk seçimi, algılamayı da kolaylaştırmakta, böylece fiziksel ve psikolojik ihtiyaçları karşılanan kişi daha verimli ve başarılı olmaktadır.


Çalışma mekanlarında renk kadar çevrenin görsel yapısı, yüzeylerin görünümü ve etkisi de önemlidir. Büro mekanlarında kullanılan malzemelerin türü, dokusu ve yapısı, yapılan işin niteliğine göre farklılıklar taşıyabilmektedir. Hafif ama mukavemeti olan, yanmaz, çizilmez, temizliği kolay, toz ve kir tutmayan malzeme seçimi bakım kolaylığı ve uzun ömürlü olması nedeniyle tercih edilmektedir. Döşemelerde ise, derzsiz ve kaymayan, kolay temizlenebilir, akustik özelliğe sahip, aşınmaya dayanıklı ve bakım kolaylığı gibi özellikler aranmaktadır. Son yıllarda, plastik esaslı döşemeler, ses yalıtımı, dayanım, farklı doku ve renk seçenekleriyle iç mekanda estetik bütünlüğün sağlanması açısından tasarımcıların tercihi olmaktadır. Büro mekanlarında, görsel bütünlüğü sağlayan renk, malzeme ve dokunun iç mekan atmosferine olan etkileri de dikkate alınmak zorundadır. Seçilen malzemenin niteliğine göre mekanın nem oranı değişmekte ve bu durum büro çalışanlarının konfor koşullarını etkilemektedir.

Büro mekanlarında yoğun olarak kullanılan elektronik donanımlar, inorganik malzemeler ya da duvardan duvara kaplanan sentetik halılar konfor koşullarını olumsuz etkileyen elektrostatik alanların oluşmasına neden olmaktadır. Yükseltilmiş döşeme gibi sistemler ile elektriklenmeye neden olan her türlü kablolama ve tesisat döşeme altına alınarak anti statik bir ortam oluşturulmakta ve böylece iç mekana görsel estetik sağlanmaktadır.
 

 

 

Büro Teknolojisi Eğitim Seti İçin Tıklayınız...