Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 13-01-2014

Görevin Gereklerini İhmal veya Geciktirme Konusu

Görevin Gereklerini İhmal veya Geciktirme Konusu


TCK’nın 257. maddesinin 2. fıkrasına göre “Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi cezalandırılır”.


Bu suç da, görevin gereklerine aykırı hareket etme ipotezi gibi genel ve tamamlayıcı bir suçtur. Bu nedenle 257. maddesinin 2. fıkrası hükmünün uygulanabilmesi için görevin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme özel bir hükümle düzenlenmemiş olmalıdır. Şu halde kanunun ayrıca öngördüğü görevi ihmal ve geciktirme fiilleri, belirlenen ceza daha az olsa bile, özel hükme göre cezalandırılır.

A. Görevin gereklerini yapmakta ihmal ve gecikme şeklindeki suç ipotezinin, maddi unsurunun varlığı için, her şeyden önce, ortada kamu görevlisinin görevi ile ilgili, görevine giren bir işin bulunması gerekir. Ayrıca bu iş kamu görevlisinin görevinin gerekleri icabı, yani kanun veya idarî düzenlemeler gereği yapmakla yükümlü bulunduğu bir iş olmalıdır.
 

Görevi gereği olan iş kavramı, kamu görevlisinin yetki alanına giren ve hukuk düzeni tarafından yerine getirilmesi kamu görevlisinden istenen işlemleri kapsar. “Görevin gereklerini yapmada ihmal”, yapılması zorunlu olan bir görevi yerine getirmemeyi, yapmamayı ifade eder.”Gecikme gösterme” ise, görevi geç yapmak, yani yapılması gereken zaman geçtikten sonra yapmak anlamına gelir. Şu halde sadece geciktirmenin bu suçu oluşturabilmesi için, işin kanun ve idarî düzenlemeler yönünden yapılması mümkün ve zorunlu olan sürenin geçmesinden sonra yapılması gerekir.
 

Görevin gereklerini ihmal veya geciktirme ipotezi yönünden maddi unsurun varlığından söz edilebilmesi için, görevin gereklerine aykırı hareket etme ipotezinde olduğu gibi, kamu görevlisinin görevinin gereklerini yapmamak veya geç yapmak şeklindeki davranışı kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olmuş ya da kişilere haksız bir menfaat sağlamış olmalıdır.
 

Buradaki mağduriyet, kamu zararı ve haksız menfaat kavramlarına görevin gereklerine aykırı hareket etme ipotezi ile ilgili olarak değinilmişti.
Görülüyor ki, 257. maddenin 1. fıkrasında öngörülen “görevin gereklerine aykırı hareket etme” ipotezinin aksine aynı maddenin 2. fıkrasında düzenlenen “görevi ihmal” ipotezi ihmalî davranışlarla işlenen bir suçtur. Yani kamu görevlisinin görevinin gereklerini yapmayı ihmal etmesi, yani yapmaması veya zamanında yapmaması gerekir.
 

B. İnceleme konusu suç, ihmal veya geciktirmenin gerçekleştiği anda değil, kişilerin mağduriyetinin veya kamu zararının, ya da haksız kazancın gerçekleştiği anda tamamlanmış olur. İhmal suretiyle işlenen bir icra suçu söz konusu olduğundan bu suça teşebbüs mümkündür.
 

C. Görevi ihmal, kasıtlı bir suçtur. Kastın varlığı için kamu görevlisinin kendi görevine giren bir işi yerine getirmemek iradesiyle davranması yeterli değildir; ayrıca kişilerin mağduriyetine veya kamu zararına neden olmak ya da kişilere haksız menfaat sağlamak bilinç ve iradesine de sahip olması gerekir.


Şu halde kamu görevlisinin, işin görevinin gereği olmadığı veya hükümde sayılan sonuçlara neden olmayacağı yolundaki inancı, kastı ortadan kaldırır.

 

Ceza Hukuku Eğitim Seti İçin Tıklayınız...