Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 27-01-2014

Hükmün Oluşturulması Devresi Konusu

HÜKMÜN OLUŞTURULMASI DEVRESİ KONUSU


Müzakere ve Oy Verme
Duruşmanın sona erdiği bildirildikten hemen sonra, toplu mahkemelerde duruşmaya katılmış olan hakimler, aralarında delilleri tartışmak ve oy vermek üzere duruşma salonundan çekilirler. Hakimler müzakerede, duruşmaya getirilmiş ve huzurlarında tartışılmış delillerden hareketle vardıkları sonuçları tartışırlar (CMK m.217/1). Bazen basit işlerde, mahkemeyi işgal eden hakimler, duruşma salonundan çekilmeden kendi aralarında konuşarak duruşmayı müzakere eder ve o anda hükmü oluştururlar. Mahkemenin uyuşmazlığı çözen son kararına hüküm denir.


İddia edilen suçun sanık tarafından işlendiği sonucuna ancak hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş delilere dayanılarak varılabilir (CMK m.217/2). Bir delilin elde edilme yöntemleri CMK’da gösterilmiştir. Delilin elde edilme yöntemini gösteren her kurala aykırılık halinde hukuka aykırı delilden bahsedilip bahsedilemeyeceği tartışmalıdır. Bir yaklaşıma göre sadece sanığın haklarını koruyan kurallara aykırı olarak elde edilen delil hukuka aykırıdır. Şekle ilişkin kurallara aykırı olarak elde edilen delil hukuka aykırı sayılmaz. Diğer bir yaklaşıma göre ise, hukuka aykırılığın hangi tür kuralların ihlaline dayandığı önemli değildir; hukuka aykırı delile dayanılarak soruşturma başlatılması veya soruşturmanın bu delil esas alınarak genişletilmesi kabul edilebilir olmakla beraber bu tip delillerin hükme esas alınmaması gerekir. Bu konudaki diğer tartışmalı bir konu ise özel şahıslar tarafından hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hukuki durumudur. Yasa’da sadece hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağı belirtilmiştir. Kural hakimin değerlendirilmesi ile ilgilidir. Ancak bir yaklaşıma göre CMK kuralları adli makamların yetkilerini düzenlediğinden, hukuka aykırı delillere ilişkin yasak, delil toplamaya yetkili adli makamlara ilişkin bir yasaktır. Özel şahıslar tarafından hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin bir yaklaşıma göre soruşturmanın başlatılmasında, genişletilmesinde ve hükümde kullanılabilmesi ancak özel şahısın eylemi suç teşkil ediyorsa onun da cezalandırılması gerekir. Diğer bir yaklaşıma göre ise özel şahısların da elde ettiği delilere dayanılarak soruşturma başlatılabilir ancak bu deliller hükme esas alınamaz.


Müzakerede sadece hükme katılacak hakimler bulunur. Ancak, mahkeme başkanı, deneyim kazanmalarını sağlamak üzere, avukat ve hakim stajyerlerinin müzakerede hazır bulunmasına da izin verebilir (CMK m.227,188). Savcı müzakerelere katılamaz. Aksi takdirde, son sözün sanığa ait olması kuralı ihlal edilmiş olur ve sanığın tekrar söz alma hakkı doğar. Müzakerenin idaresi başkana aittir. Müzakereyi mahkeme başkanı yönetir (CMK m.228). Mahkeme başkanı, hükme esas olacak olan hususları belirler ve sıraya koyar.


Hükmün oluşturulması sırasında gerçekleştirilen müzakerelerde sadece hükme katılacak hakimler bulunur. Ancak, mahkeme başkanı, deneyim kazanmalarını sağlamak üzere, avukat ve hakim stajyerlerinin müzakerede hazır bulunmasına da izin verebilir. Savcı müzakerelere katılamaz.


Müzakereler tamamlandıktan ve deliller tartışılıp her bir hakim kanaate ulaştıktan sonra, oy verme işine geçilir. Kıdemsiz üyelerin kıdemli üyelerden etkilenmelerini engellemek için, oylar en kıdemsiz üyeden başlanarak açıklanır. En son başkan oyunu açıklar. Hakimler, oylama sırasında bir mesele (sorun) hakkında azınlıkta kaldıklarını ileri sürerek diğer bir mesele hakkında oy vermekten çekinemezler (CMK m.229). Belirli bir konuda karar oybirliği ile alınabileceği gibi oy çokluğu ile de alınabilir (CMK m.224). Kararlar oyçokluğu ile alındığında karşı oy gerekçelerinin de tutanakta gösterilmesi gerekir (CMK m.224/2, 34/1). Oylar dağılırsa sanığın en çok aleyhine olan oy çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine daha yakın olan oya eklenir (CMK m.229/3). Ancak belirtelim ki, örneğin, sanığın üzerine yüklenen suçun sübuta erip ermediğine ilişkin mesele oy çokluğu ile çözülebilir. Çünkü bu tür konuların oylanmasında iddia konusunun sübuta erip ermediği sorulur. Verilen cevapların çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine yakın olan oya eklenmesi mümkün değildir. Bu tür konuların oylanmasında ancak oyların eşit çıkması söz konusu olabilir. Bu halde de başkanın oyu belirleyici olmalıdır. Oy verme işi tamamlandığında, olay hakkında ortak bir kanaate ulaşılmış olur.


Tek hakimli mahkemelerde tartışma (müzakere) ve oy verme işi olmayacağı için, gereği düşünüldü, denilerek hemen karar verilmekte ve karar tutanağa geçirilmektedir. Tek hakimli mahkemelerde, sanığın son sözü ile gerekçeli hükmün veya sadece hüküm fıkrasının (kısa karar) açıklanması arasında, gereğinin düşünülmesine olanak tanıyacak kadar bir sürenin geçmesi kabul edilir. Hakim dilerse odasına da çekilebilir.

 

AÖF Ceza Muhakemesi Eğitim Seti İçin Tıklayınız...