Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 17-01-2014

Kamu Görevlisine Rucu Konusu

KAMU GÖREVLİSİNE RUCU KONUSU


Temel hak ve hürriyetlerin korunmasının sağlanması bağlamında kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemleri sonucu uğradığı zarar Devletçe tazmin edilir (AY md.40/3). Yine, AY md.l29/5de memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabileceği belirtilmiştir. Devlet memurlarının görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek ve kendilerine teslim edilen devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almak zorunda olduğu, devlet memurunun kasıt, kusur, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idare zarara uğratılmışsa, bu zararın ilgili memur tarafından rayiç bedeli üzerinden ödenmesinin esas olduğu, zararların ödettirilmesinde genel hükümlerin saklı olduğu vurgulanmıştır (DMK md.12).

Yönetmelik, m. 4: Memurlar görevlerini dikkat ve itina ile yerine getirmek; Devlet malını korumak ve her an hizmete hazır halde bulundurmak için gerekli tedbirleri almakla görevli ve sorumludurlar.


Bundan farklı olarak, şayet kişilerin uğradığı zarar söz konusu ise konu DMK md. 13’de şöylece düzenlenmiştir. “Kişiler kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğradıkları zararlardan dolayı bu görevleri yerine getiren personel aleyhine değil, ilgili kurum aleyhine dava açarlar. Ancak, Devlet dairelerine tevdi veya bu dairelerce tahsil veya muhafaza edilen para ve para hükmündeki değerli kâğıtların ilgili personel tarafından zimmete geçirilmesi halinde, zimmete geçirilen miktar, cezai takibat sonucu beklenmeden Hazine tarafından hak sahibine ödenir. Kurumun, genel hükümlere göre sorumlu personele rücu hakkı saklıdır.


12. maddeyle bu maddede belirtilen zararların nevi, miktarlarının tespiti, takibi, amirlerin sorumlulukları ve yapılacak işlemlerle ilgili diğer hususlar Başbakanlıkça düzenlenecek yönetmelikle belirlenir”. Nitekim konu hakkında “Devlete ve Kişilere Memurlarca Verilen Zararların Nevi ve Miktarlarının Tespiti, Takibi, Amirlerin Sorumlulukları, Yapılacak Diğer İşlemler Hakkında Yönetmelik” Bakanlar Kurulu tarafından 27.06.1983 tarih ve 83/6510 ile kabul edilmiştir (RG., T.13.08.1983).


Zararın tazmini için gereken şartlar; zararın mevcut olması, zararın doğrudan doğruya memurun fiilinden doğması ve zararın mücbir sebepten hasıl olmamasıdır (anılan Yön. md.6). Zararın ve miktarın tespiti konusunda ise, memurun kasıt, ihmal veya tedbirsizliği sonucu idarenin malca uğradığı zararın rayiç bedel üzerinden ödenmesi esastır. Zarara uğrayan devlet malının rayiç bedelinin tespitinde, demirbaş defterine alındığı tarihteki, değeri de belli edilmek suretiyle kayıtlı bulunan veya bağış yoluyla veya başka şekilde devlete mal edilen mallarda zarar söz konusu ise ait oldukları kurumlarca üç kişiden az olmamak üzere oluşturulacak bir heyet tarafından zarara uğrayan malın rayiç değeri, piyasa araştırması yapılmak, ticaret odaları ile belediyelerden bilgi istemek suretiyle belirlenir ve ondan sonra zararın miktarı tespit edilir. Zararın ödettirilme şekli konusunda şayet memur ödemeyi kabul ederse taksitle ödemesi veya maaşından kesinti yapılması mümkündür. İdareye verdiği zararı ödemeyi kabul etmeyen memurlar hakkında genel hükümlere göre takibat yapılır ve dava açılır. Memurların görevlerini kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucu gereken dikkat ve itina ile yapmamaları sebebiyle zarara uğrayan kişilerin zararları, başvurdukları mahkeme veya makamlarca verilen kararlar uyarınca ilgili kurumlarca karşılanır. Memurların ödeyeceği tazminat borçlarının zamanaşımına uğramasında genel hükümler uygulanır.
 

 

Memur Hukuku Eğitim Seti İçin Tıklayınız...