Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 13-01-2014

Maddi Sahtecilik ve Fikri Sahtecilik Ayırımı Konusu

Maddî Sahtecilik ve Fikrî Sahtecilik Ayırımı Konusu


Kanunda öngörülen belgelerde sahtecilik suçlarının incelenmesine geçmeden önce, bu konuda yapılan bir başka ayırım üzerinde duracağız, Bu maddi sahtecilik ve fikrî sahtecilik ayırımıdır, ikincisine içerik sahteciliği demek de mümkündür.


Bu iki sahtecilik arasındaki farkı belirtmek için, genellikle, maddî sahteciliğin belgenin maddî varlığı yönünden, fikrî sahteciliğin ise belgenin özü, yani fikrî içeriği yönünden değişikliğe uğraması olduğu ileri sürülmektedir, Maddî sahteciliğe örnek olarak uydurma bir vasiyetname düzenlenmesi veya gerçek bir vasiyetnamenin bir şartının değiştirilmesi, buna karşılık fikrî sahteciliğe örnek olarak da noterin bir belge düzenlerken gerçekte meydana gelmemiş bir olayı huzurunda meydana gelmiş gibi göstermesi veya tarafların beyanlarını değiştirerek yazması gösterilebilir, Yukarıdaki ölçütü açıklığa kavuşturmak ve böylece uygulamadaki yanlışları önlemek amacıyla geliştirilen bir anlayışa göre, bu iki sahtecilik arasındaki farkı tam olarak ortaya koyabilmek için sahte deyiminin iki anlamı, yani sahih olmayan ve gerçek olmayan (doğru olmayan) anlamları arasındaki farka dayanmak gerekir, Belge sahih olmadığında maddî sahtecilik, belgenin sahih olmasına karşılık gerçek (doğru) olmaması halinde ise fikrî sahtecilik söz konusudur, Ancak burada sahih deyiminin anlamı üzerinde durmak ve bunu doğru bir biçimde belirlemek gerekir, Bir belge ne zaman sahihtir? Bir belgenin sahihliğinden söz edilebilmesi için, iki şartın gerçekleşmesi zorunludur, Birincisi belgenin, düzenleyeni gözüken kimse tarafından düzenlenmiş olmasıdır; yani belgenin görünüşteki düzenleyeni ile fiilen düzenleyeninin aynı kişi veya kurum olmasıdır, İkincisi ise, belgenin değişikliğe uğramamış bulunmasıdır.


Değişikliğe uğrama, son şeklini aldıktan sonra belgede yapılan her türlü değişiklik (örneğin ilave, karalama vb,) olarak anlaşılmalıdır, Belgeyi düzenleyenin, hak sahipleri tarafından yetkili kılmmaksızm yaptığı değişiklikler de buna dahildir, Örneğin bir noterin düzenlediği vasiyetnameye sonradan vasiyette bulunanın talebi olmadan bir şart eklemesi durumunda olduğu gibi, Çünkü belge bir kere tamamlanıp son şeklini aldıktan sonra düzenleyeninden kopar ve bu kişi kendi isteğine göre böyle bir belgede değişiklik yapacak olursa, herhangi bir kimse gibi hareket etmiş olur,
Şu halde belgenin sahih olmaması sonucunu doğuran maddî sahtecilik sadece iki biçimde söz konusu olabilir, Birincisi taklit biçimi olup bu, belgenin düzenleyeni gözüken kişi veya kurumdan başka bir kişi ve kurum tarafından düzenlendiğinde gerçekleşir, İkincisi ise değiştirme biçimi olup bu da belgenin görünüşteki düzenleyeni tarafından kaleme alınmasından sonra az önce belirtilen değişikliklere uğraması durumunda gerçekleşir.

 


Taklit edilmemiş veya değiştirilmemiş yani sahih olan bir yazılı belgenin doğru olmayan beyanları içermesi halinde sahteciliğin daima fikrî sahtecilik olduğunu kabul etmek gerekir.


Belirtmek gerekir ki, yürürlükteki Ceza Kanununun 204, maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “sahte olarak düzenleme” ve “aldatacak şekilde değiştirme” ibareleri maddî sahteciliği, “gerçeğe aykırı olarak düzenleme” ibaresi ise fikrî sahteciliği ifade etmektedir
 

 

Ceza Hukuku Eğitim Seti İçin Tıklayınız...