Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 01-01-2014

Mahkeme Önündeki Usul Konusu

MAHKEME ÖNÜNDEKİ USUL KONUSU

Sözleşme iki tip başvuru arasında ayrım yapmıştır: Haklarının ihlal edildiğini öne süren, gerçek ve tüzel kişiler, kişi grupları ya da hükümet dışı örgütler tarafından yapılabilen “bireysel başvurular” ile bir devletin bir başka devlete karşı yaptığı “devletlerarası başvurular”.


Mahkeme’ye kişiler, tüzel kişiler, kişi grupları (dernek, sendika, vb.) bireysel başvuru sunabilir. Buna karşılık, devleti temsil eden ya da genel anlamda idarenin kapsamında bulunan belediyeler gibi yerel yönetimlerin veya kamu kurumlarının Mahkeme’ye başvurma hakları yoktur.


Mahkeme’nin kuruluşundan beri başvuruların çok büyük çoğunluğu, Sözleşme’nin ihlal edildiğini iddia eden ve Mahkeme’ye doğrudan başvuran bireyler tarafından yapılmıştır. Diğer yandan bir devlet, başka bir Sözleşme’ye Taraf Devlete karşı başvuruda bulunabilir. Buna devletlerarası başvuru denir.


Bir kişi Mahkeme’ye doğrudan başvurabilir, yargılamanın en başında avukatla temsil zorunlu değildir. Mahkeme’ye başvurmak için, gerekli evrakla beraber başvuru formunu gerektiği gibi doldurup göndermek yeterlidir. Fakat bir başvurunun Mahkeme tarafından kaydedilmiş olması, bu başvurunun kabul edilebilirliği ya da esası hakkında bir fikir vermez.
Sözleşme sistemi, bireylere, üye ülkelerin ücra köşesinde bulunsalar veya maddi imkânları yetersiz olsa bile, Mahkeme’ye “kolay” bir erişim imkânı sağlar. Mahkeme önündeki yargılama ücretsizdir.


Mahkeme önündeki yargılama çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkelerine göre yürütülür. Çekişmeli yargılama ilkesinin anlamı, bir davada tüm taraflara, mahkemenin kararını etkilemek amacıyla yargının bağımsız bir mensubu tarafından bile olsa gösterilen kanıtlar ve sunulan görüşlerle ilgili bilgiye sahip olma ve bunlarla ilgili görüş bildirebilme hakkının tanınmasıdır. Bu ilke silahlarda eşitlik ilkesi ile tamamlanır. Geniş anlamda adil yargılanma hakkının bir öğesi olan silahlarda eşitlik ilkesi, taraflardan her birine, diğer taraf karşısında açıkça zayıf bir duruma düşürülmediği koşullar altında, davasını savunabilmesi için makul bir fırsat verilmesi anlamına gelir. Çekişmeli yargılama ve silahların eşitliği ilkeleri taraflar arasında adil bir denge kurulmasını amaçlamaktadır.


Hükümet dışı kuruluşlar veya bir devlet yargılamaya katılabilir. Bunun dışında, bu kurumların üçüncü taraf sıfatıyla Mahkeme Başkanının onayı ile davaya katılmalarına izin verilebilir. Ayrıca Mahkeme Başkanı, başvurucu dışında davada taraf olmayan herhangi bir kişiyi ya da davalı devlet dışında Sözleşme’ye taraf olan herhangi bir devleti, davayla ilgili yazılı görüş sunmaya veya duruşmalara katılmaya davet edebilir. Bu duruma üçüncü taraf sıfatıyla davaya katılma denir.


Mahkeme, istisnai durumlarda bilirkişi atayabilir ve tanık dinleyebilir. Mahkeme, davanın konusu olan olayları açıklığa kavuşturmak için, ilgili ülkelerde soruşturma görevleri yürütebilir. Bu durumda, Mahkeme’nin temsilcileri, olayı aydınlatmak için sözü geçen ülkedeki şahitleri dinleyip, olay yerinde inceleme yapabilirler. Tutuklu başvurucuların sağlık durumlarını kontrol etmek için uzman doktor atanması söz konusu olabileceği gibi, Mahkeme bazen bilirkişiler de atayabilir.
Mahkeme önündeki usul yazılıdır ancak bazı davalar hakkında, Mahkeme duruşma yapmaya karar verebilir.
 

Duruşmalar Strazburg’da bulunan İnsan Hakları Mahkemesi binasında yapılır. Duruşmayı kapalı oturumda yapma kararı duruma göre ilgili Daire Başkanı ya da Büyük Daire Başkanı tarafından alınmadıkça, duruşmalar kamuya açıktır. Basın ve halk, kamuya açık duruşmalara katılabilir.


Mahkeme, birçok davayı yarı-yargısal bir yol olan, dostane çözüm yoluyla çözmeye çalışır. Dostane çözüm tarafların başvurunun görülmesine son vermek yönündeki anlaşmasıdır. Başvurucu ve ilgili devlet, birbirlerini karşı karşıya getiren uyuşmazlığı sona erdirmek için anlaşabilirler ve bu uzlaşma genellikle başvurucuya bir miktar para ödenmesi tarzında şekillenmektedir. Mahkeme, dostane çözümün gerçekleşme şartlarını inceledikten sonra, eğer insan haklarına saygının başvurunun incelenmesinin devamını gerektirdiğini düşünmezse, davayı düşürür.


Mahkeme, tarafları her zaman dostane çözüm bulmaya teşvik eder. Eğer bir uzlaşma bulunamazsa, Mahkeme davayı esastan incelemeye başlar.
Bir başvuru yapıldığında Mahkeme, davanın esası hakkındaki kararı verene kadar, ilgili devletten geçici önlemler almasını isteyebilir. Çoğu zaman, Mahkeme devletlerden bir işlemin yapılmasından kaçınılmasını ister. Genel olarak bunlar, ölüm yahut işkence tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ileri süren bir kişinin, kendi ülkesine geri gönderilmemesi yönündeki önlemlerdir. Genelde devletler Mahkeme’nin geçici önlemlerindeki taleplerine uymaktadırlar. Ancak bazen devletlerin bu talepleri yerine getirmediği de görülür. Bu devletler, 34. maddedeki (bireysel başvurular) yükümlülüklerin yerine getirilmediği gerekçesiyle, Mahkeme tarafından mahkûm edilebilirler.
Mahkeme’nin müzakereleri her zaman kamuya kapalı olarak yapılmaktadır.


Bazen devletlerin Mahkeme’yle işbirliği yapmaktan kaçındıkları, hatta Mahkeme’nin bir başvuruyu inceleyebilmesi için gerekli olan belge ve bilgileri paylaşmadıkları durumlar olmuştur. Bu durumda, Mahkeme bu devletleri Sözleşme’nin 38. maddesini (davanın incelenmesi için gerekli tüm kolaylıkların sağlanması yükümlülüğü) ihlal ettikleri gerekçesiyle mahkûm edebilir.


Mahkeme önündeki yargılamanın ne kadar süreceğini önceden söylemek mümkün değildir. Mahkeme, başvuruları sunulmalarından itibaren üç yıl içinde bitirmek için çaba sarf etmektedir. Ancak bazı başvuruların incelenmesi bu süreden daha fazla bir süre alabilir, bazıları ise daha hızlı sonuçlandırılabilir. Mahkeme önündeki yargılamanın süresi başvurunun niteliği, onu inceleyecek

mahkeme düzeni, tarafların gerekli bilgileri mahkemeye sunmasındaki özeni gibi ya da duruşma olması veya Büyük Daire incelemesine sunulması gibi birçok etkene göre değişecektir.
Mahkeme, özellikle başvuranın can güvenliğini tehdit eden yakın bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığını iddia ettiği durumlarda olduğu gibi bazı başvuruları, acil bulabilir ve öncelikli olarak inceleyebilir.
 

 

 

 

İnsan Hakları Kamu Özgürlükleri Eğitim Setleri İçin Tıklayınız...