Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 01-01-2014

Mahkemenin İş Yükü ve Geleceği Konusu

MAHKEMENİN İŞ YÜKÜ VE GELECEĞİ KONUSU


Mahkeme kendi başarısının kurbanı olmuştur: Her sene 50,000 adet yeni başvuru Mahkeme’ye sunulmaktadır. Verdiği bazı kararların düzenli olarak yarattığı yankılar ve Sözleşme’ye taraf olan ülkelerin vatandaşları arasında yükselen ünü, Mahkeme’ye ulaşan yıllık başvuruların sayısının artmasındaki en büyük etkenler olarak gösterilmektedir.
Mahkeme önündeki bireysel başvurular sayısı son yıllarda çok artmıştır (2012 yılı başı itibarıyla Mahkeme’nin önünde 150,000’den fazla başvuru bulunmaktadır). Ancak bu başvuruların çok büyük bir bölümü (%95’ten fazlası), Sözleşme’de yer alan kabul edilebilirlik kriterlerinden birini yerine getirmediği gerekçesiyle, esastan incelenmeksizin reddedilmektedir.


Mahkeme, kuruluşundan bu yana verilmiş ihlal kararlarının yarıya yakınında adil yargılanma ve yargılamanın uzunluğu ile ilgili olarak, Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiği sonucuna varmıştır. Öte yandan, Mahkeme tarafından saptanan ihlallerin %62’si 6. madde (adil yargılanma hakkı) ve 1 numaralı ek Protokolün 1. maddesi (mülkiyetin korunması) ihlallerini ilgilendirir. Nihayet, davaların %9’unda, Mahkeme yaşam hakkının, işkence ve insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağının ciddi olarak ihlal edildiği sonucuna varmıştır (Madde 2 ve 3).


Başvuruları eleme ve değerlendirme mekanizmalarını etkilileştirerek Mahkeme’nin uzun vadede etkinliğini güvence altına almayı hedefleyen 14 numaralı Protokol, en basit davalar için yeni yargılama düzenleri ve yeni bir kabuledilebilirlik kıstası (önemli bir zararın varoluşu) öngörmüştür. Bu protokol yargıçların görev süresini tek dönemle sınırlı 9 yıla çıkarmıştır.
14 numaralı Protokol 1 Haziran 2010 tarihinde yürürlülüğe girmiştir.


14 numaralı Protokolden bağımsız olarak, Sözleşme tarafından oluşturulan sistemin yenilenmesi gerekli görülmektedir. 2006’nın Kasım ayında, seçkin hukukçulardan oluşan Akil Adamlar Grubu, Bakanlar Komitesine raporunu sunmuştur. Grup, raporunda yeni bir hukuki eleme mekanizmasının kurulmasını ve Mahkemenin yapısal isleyişini ilgilendiren bazı unsurlara dair değişikliği içeren ve diğer uluslararası antlaşmalara göre daha kolay değiştirilebilir bir statü hazırlanmasını tavsiye etmiştir. Bu kararların ışığında Mahkeme yukarıda incelediğimiz filtraj sistemini kurmuştur.


Mahkeme’nin etkililiğini kaybetmesi, Avrupa coğrafyasında insan hakları koruma sisteminin zayıflaması anlamına gelecektir. Özellikle ekonomik krizlerde devletlerin insan hakları-güvenlik dengesinde güvenliğe ağırlık verdikleri ve toplumun azımsanamayacak bir kesiminin insan haklarına, çoğulculuğa, yabancılarla bir arada yaşama kültürüne inancını kaybettiği bir gerçektir. Oysa günümüzde Avrupa coğrafyası değişik ırkların, inançların, siyasal görüşlerin bir arada yaşadığı bir yerdir. İnsan haklarının evrensel niteliği bir arada yaşama kültürünün korunabilmesi için vazgeçilmez bir önemdedir.
 



 

 

İnsan Hakları Kamu Özgürlükleri Eğitim Setleri İçin Tıklayınız...