Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 27-12-2013

Sözleşmeler Konusu

Sözleşmeler Konusu

 

Hukuk dilinde ve günlük dilde akit, mukavele, bağıt, kontrat gibi farklı terimlerle de anılan sözleşme tarafların belli bir hukuki bir sonuç doğurmaya yönelik karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarından oluşan bir hukuki işlemdir. Bir sözleşmenin kurulabilmesi ve hukuki sonuçlarını doğurabilmesi için bazı koşulların mevcut olması gerekir. Borçlar Kanun’un 1. maddesinde Akdin In’ikadı başlığı altında “İki taraf karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan ettikleri takdirde akid tamam olur” şeklinde bir hüküm getirilmiştir. Bu hüküm gereğince bir sözleşmenin kurulması için öncelikle iki tarafın bulunması ve bu tarafların bir hukuki sonuç doğurmak üzere karşılıklı ve birbirine uygun şekilde iradelerini açıklamaları zorunludur. Aksi takdirde bir sözleşmenin varlığından söz edilemez. Sözleşmeye taraf olan kişiler alacaklı ve borçlu olarak adlandırılırlar. Bir sözleşmede kural olarak en az bir alacaklı ve borçlunun bulunması gerekir. Ancak birden çok kişinin de alacaklı ve/veya borçlu tarafını oluşturması mümkündür. Bu durumda da sözleşme iki taraf arasında kurulmuş olmaktadır.


Bundan başka bir sözleşmenin oluşabilmesi için tarafların irade açıklamalarının karşılıklı olması gerekir. İrade açıklamalarının karşılıklı olması dendiğinde taraflardan her birinin kendi irade açıklamasını diğer tarafa yöneltmesi ve aynı zamanda karşı tarafın irade açıklamasına da muhatap olması gerektiği anlaşılır. Diğer bir ifade ile sözleşmenin taraflarından her biri hem irade açıklaması sahibi hem de diğer tarafın irade açıklamasının muhatabı durumundadır. Sözleşmenin kurulabilmesi için sözleşmenin taraflarından birinin yönelttiği sözleşme yapma teklifinin diğer tarafın kabul etmesi gerekir. Hukukumuzda sözleşme yapma teklifi icap, diğer tarafın bu teklife verdiği olumlu cevap ise kabul adını alır. Bu karşılıklı irade açıklamalarının birbirine uygun olması gerekir. Birbirine uygun bu irade açıklamalarının bir araya gelmesiyle sözleşme kurulmuş olur (Akipek, Küçükgüngör, 2002:1819).


Sözleşmeler, hukukumuzda büyük bir bölümü itibariyle Borçlar Kanununun “akdin muhtelif nevileri” başlığını taşıyan ikinci kısmında (BK m. 182 vd.) düzenlenmektedir. Ancak sözleşmeler bunlardan ibaret değildir. Borçlar Kanunu dışında bazı kanunlarımızda da sözleşme tipleri düzenlenmiştir. Bunların dışında, idari sözleşmeler gibi bazı özelliklere sahip sözleşmelerde mevcuttur. Aynı zamanda uluslararasındaki çeşitli ilişkileri düzenlemek üzere iki taraflı veya çok taraflı anlaşmalar da vardır.

Örnek olarak tapuya kayıtlı taşınmazların satımı için tapu memuru önünde yapılması şartını verebiliriz.
Borçlar Kanunu dışında hangi kanunlarda sözleşme tiplerinin olabileceğini düşünelim.
Sözleşmelerin geçerliliği için, genel olarak onların belli bir biçimde yapılması şart değildir (BK m. 11,1). Ancak, bazı hallerde sözleşmenin geçerli olabilmesi için kanun açıkça belli bir şekil şartı öngörmüş olabilir.


Kanun şekli, eğer geçerlilik şartı olarak öngörmüşse, o sözleşmenin mutlaka kanunda aranan şartlara uygun yapılması ve borç yükü altına girenlerce imzalanması gerekir. Aksi halde, ortada geçerli bir sözleşmenin varlığından söz edilemez (Yılmaz, 2008:185).


Basit bir sözleşme örneğinde yer alması gereken asgari hususlar şunlardır:
• Tarafların ad, soyad (unvan) ve adresleri,
• Sözleşmenin konusu,
• Tarafların karşılıklı hak ve yükümlülükleri
• Tarafların imzası.
 

 

 

Hukuk Dili Ve Adli Yazışmalar Eğitim Seti İçin Tıklayınız...