Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 27-12-2013

Tebliğ-Tebligat ve Belgeleri Konusu

TEBLİĞ-TEBLİGAT VE BELGELERİ KONUSU


Tebliğ; kısaca, bildirim, yazılı bildirme anlamına gelir. Tebliğ kelimesinin çoğulu olan ve ancak, artık bugün için dilimizde “tebliğ” kelimesi ile özdeş olarak kullanılan “tebligat” terimi, hukuksal bir işlemin ilgili kimsenin bilgisine sunulması için yetkili makamın, yasa ve yöntemine uygun bir biçimde yazı ile veya ilan yoluyla yaptığı belgeleme işlemi demektir. Tebligat bilgilendirme yanında belgelendirme özelliği de bulunan bir usul işlemidir. Bu sebeple tebligatın usul yasaları ile ilişkisi daima göz önünde bulunması gereken hukuki bir kuraldır (Kuru vd., 2001:36).


Hukuk sistemimizde, ilke olarak, bir yargı organı tarafından veya bir yönetsel kat tarafından alınan kararın ilgilisinin bilgisine sunulması ve onun bu karara karşı davranış biçimini belirlemesi; özellikle, bu karardan hoşnut değilse bu karara karşı yasal başvuru yollarına müracaat edebilmesi için, kararın ona bildirilmesi gerekir. Alınan karar veya yapılan işlem, ancak ilgilisine bildirilmekle tamamlanır ve bu bildirme ile bazı sonuçlar doğar. Bu durumda, tebliğin zorunlu olması nedeniyle, eğer o işlem hiç tebliğ edilmezse veya yanlış tebliğ edilirse yapılan işlem veya alınan karar da bir hüküm ifade etmeyecektir.


Usule ilişkin (özellikle taraflarca yapılan) işlemlerin, kendilerine bağlanan hukuki sonuçları doğurabilmesi, çoğu kez bunların bildirimden etkilenecek olan muhatabına bildirilmesine bağlıdır. Tebligat Anayasa ile güvence altına alınan iddia ve savunma hakkının tam olarak kullanılmasını ve bu suretle adil bir yargılamanın yapılmasını sağlayan çok önemli bir araçtır (Kuru vd., 2001:36).


Yazılı yargılama usulünde davacının iki, davalının iki dilekçe verme hakkı olduğuna göre, dilekçelerin karşılıklı olarak mutlaka tebliği zorunludur. Eğer bir dilekçe karşı tarafa tebliğ edilmezse, diğer tarafın cevap vermesi için gerekli olan süre başlamaz. Bunun hukuki sonucu ise, yargılama süreci dediğimiz, süreç yürümez ve çok basit bir ifadeyle, davacı olan çok uzun süre beklemek durumunda kalabilir. Bunun nedeni tebligat işleminin usule uygun bir şekilde hukuken gerçekleştirilmemesidir (Yılmaz vd., 2007:45).


Tebligatın önemi sadece davada iddia ve savunma hakkının gereği gibi kullanılabilmesi açısından değil, aynı zamanda, kamu hukuku özellikle vergi ve idare hukuku alanında bir takım kamusal yetkilerin kullanılabilmesi de, yetkili makam veya mercilerin ilgilisine usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına bağlıdır. Bu öneminden dolayı, kanun koyucu tebligat konusunu özel olarak düzenlemiş ve tebligatın yapılışını ve bu yapılışın usulüne uygun olduğunun belgelenmesini özel birtakım şekil şartlarına bağlamıştır.


Tebligata ilişkin temel ve genel nitelikte kuralları içerin mevzuatın başında 1959 tarih ve 11/2/1959 Tarihli Ve 7201 No’lu Tebligat Kanunu gelir. Bu Kanun’da 1985 yılında 3220 sayılı kanunla, 2003 yılında 4829 sayılı kanunla ve 2011 yılında tebligatın yapılması: 11/1/2011 6099 s. K. m. 1 değişiklikler yapılmıştır. Tebligat Kanunundan başka, tebligata ilişkin kuralların yer alan bir diğer mevzuat da, Tebligat Kanununa göre hazırlanarak yürürlüğe konulmuş olan Tebligat Tüzüğüdür.
 

 

 

Hukuk Dili Ve Adli Yazışmalar Eğitim Seti İçin Tıklayınız...