Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 31-12-2013

Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğü Konusu

Toplanma ve Örgütlenme Özgürlüğü (Madde 11) Konusu


Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü hakkı da, düşünce özgürlüğü gibi demokratik düzenin temelini oluşturan haklardan birisidir. Kamu makamları, hem bu özgürlüğü kullanan kişilere dönük bu özgürlüğü sınırlandıran aşırı müdahalelerde bulunmamalı, hem de bu özgürlüğün pratikte etkili bir tarzda kullanımı için gerekli tedbirleri almalıdır.


Toplantı Özgürlüğü
Toplantı, birden çok kişinin görüşlerini açıklamak için özel konutlarda veya halka açık yerlerde bir araya gelmesi olarak tanımlanabilir. O halde toplantı özgürlüğü, halka açık yerlerde gösteri yürüyüşü yapma hakkını da kapsar. Ancak sokakta yapılan bu gösterinin çevreye zarar vermeden gerçekleşmesini sağlamak için kamu makamlarının önlem alması gerebilir. Bu nedenle, bu tarz gösterilerin bir önbildirim koşuluna bağlanması, 11. maddeye aykırılık oluşturmaz.
Elbette toplantı özgürlüğü, sadece barışçıl gösteri hakkını içerir. Kişilerin şiddete başvurdukları durumda, kamu makamlarının bu gösteri veya toplantıya müdahale etmeleri 11. maddeye aykırılık oluşturmaz. Hatta bazen karşılıklı iki gösteri söz konusu olduğunda ve göstericilerden bir grubunun diğer göstericilere karşı şiddete başvurduğu durumlarda, kamu makamlarının müdahale etmemesi 11. maddeye aykırılık oluşturabilir.


Örgütlenme Özgürlüğü
Örgütlenme özgürlüğü, birden fazla kişinin belirli bir amaç için bir araya gelmesini ifade etmektedir. Bu örgütlenme bir dernek, bir sendika veya bir siyasal parti şeklinde olabileceği gibi, vakıf şeklinde de olabilir. Bir kişinin bir derneğe, sendikaya ya da partiye girme, kurucu üye olma, kurma, o örgüt içinde çalışmalarda bulunma hakkı olduğu gibi, kişilerin bu örgütlere girmeme hakkı da vardır.
Siyasal parti kurma hakkı Sözleşme’nin 11. maddesinde açıkça yer almamasına karşın, Mahkeme içtihatları ile bu madde kapsamında değerlendirilmiştir. Bu çerçevede, birçok siyasal partinin varlığını gerektiren siyasal çoğulculuk demokratik toplumun temellerinden birisi olarak nitelendirilmiştir.

Sözleşme’nin 8., 9., 10. ve 11. Maddelerinde Öngörülen Hak ve Özgürlüklerin Sınırlandırılmasında Ortak Kriterler
Sözleşme’nin 8., 9., 10. ve 11. maddeleri sınırsız hak ve özgürlükler öngörmemektedir. Bu hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasında bu maddelerin 2. fıkraları ortak kriterler belirlemiştir.
Bu maddelerin ikinci fıkralarına göre, öncelikle her sınırlama veya müdahale kanunla öngörülmüş olmalıdır. Kanunla öngörülmüş olma koşulu, daha genel anlamda “hukuken öngörülebilir olma” olarak tanımlanmaktadır. Bazen bir müdahale bir kanuna dayanabilir; ama o kanun eğer kamu makamlarına sınırları belirsiz, keyfi kullanıma yol açabilecek bir yetki veriyorsa, bu kritere uygunluktan söz edilemez.


O halde “hukuken öngörülebilir olma” koşulu, ancak sıradan bir kişinin gerekirse bir hukuk adamına danışarak öngörebileceği açıklıkta olmalıdır.
Sözleşme’nin 8., 9., 10. ve 11. maddelerinin ikinci fıkraları “kamu düzeni”, “suçun önlenmesi”, “başkalarının hak ve özgürlükleri”, “ahlak”, “sağlık” gibi müdahalelerin izlemesi gereken amaçları saymıştır. Kamu makamlarının bu hak ve özgürlüklere müdahalesi ancak bu amaçları gerçekleştirmeyi hedefliyor ise, meşru kabul edilebilir.
Bütün bu maddeler aynı yapıya sahiptir: maddelerin birinci fıkraları söz konusu temel hakkı belirtmekte, ikinci fıkralar o hakkın kullanılmasının devlet tarafından sınırlanabileceği koşulları göstermektedir. İkinci fıkralardaki deyimler hepsinde aynı değildir, fakat yapı aynıdır.
Mahkeme, yukarıda sözü edilen haklardan birinin kullanılmasına kamu makamları tarafından yapılan müdahaleyi incelemesi gerektiğinde, her zaman üç aşamalı bir analiz yapmaktadır. Eğer devlet tarafından bir “müdahale” yapılmış ise, Mahkeme sırasıyla üç soruya yanıt aramaktadır:


• Müdahale yeterince erişilebilir ve öngörülebilir bir “hukuk”a göre mi yapılmıştır?
• Eğer öyle ise, müdahale sınırlı sayıda gösterilen “meşru amaçlar”dan en azından birini izlemekte midir? (meşru amaçlar listesi maddeye göre biraz değişmektedir).
• Eğer öyle ise, müdahale bu amacı gerçekleştirmek için “demokratik bir toplumda gerekli” midir?
Bu üç sorunun da yanıtı olumlu ise, müdahale Sözleşme’ye uygun kabul edilir. Eğer uygun değilse, ihlal sonucuna varılır. Mahkeme üçüncü sorunun incelenmesi sırasında devletin takdir alanını dikkate almaktadır; takdir alanının genişliği büyük ölçüde korunan hakkın niteliğine, müdahalenin niteliğine ve olayın içinde bulunduğu koşullara göre değişir.
 

 

 

İnsan Hakları Kamu Özgürlükleri Eğitim Setleri İçin Tıklayınız...