Açıköğretim Adalet
Adalet 1. Yarıyıl Dersleri
Adalet 2. Yarıyıl Dersleri
Adalet 3. Yarıyıl Dersleri
Adalet 4. Yarıyıl Dersleri
Eğitim Setleri
Eğitim Videoları
İçerik Tarihi: 01-01-2014

Yaşam Hakkı ve Devletin Pozitif Yükümlülükleri

ÖRNEK OLAY 1: YAŞAM HAKKI VE DEVLETİN POZİTİF YÜKÜMLÜLÜKLERİ: KAYA/TÜRKİYE (19.2.1998) KARARI


Yaşam hakkının korunması öncelikle öldürmeme yükümlülüğünü içerir.
Ancak AİHM’nin gelişen içtihadı yaşam hakkının korunmasında devletin pozitif yükümlülüklerini ortaya koymuştur. Bu yükümlülük meydana gelmiş bir ölüm olayında etkin soruşturma yapılması zorunluluğunu içerir.


Kaya davasında Türkiye kişinin ölümünün güvenlik kuvvetleri ile girilen bir çatışma sonucu meydana geldiğini ileri sürmüştür. Ancak Kaya’nın ölümü üzerine hiçbir resmi soruşturma yapılmamıştır. Savcı olay yeri incelemesi yapmamış, kartuşlar toplanmamış, ilgili hiç kimseyi sorguya çekmemiştir. Ölüm olayının meydana geliş şartlarında güvenlik görevlilerinin AİHS’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesi çerçevesinde hareket edip etmediklerinin tespitini sağlayacak sağlam ve kesin kanıtlar olmadığından AİHM’nin bu konuda bir hükme varması mümkün değildir. Esas olan meselenin yetkili ulusal makamlar tarafından araştırılıp, çözümlenmesidir. Bu ise AİHM’nin de ifade ettiği gibi ancak etkili ve tarafsız bir soruşturmanın yürütülmesiyle gerçekleşebilir. Bu çerçevede soruşturmanın şekli önem taşımamakta, olay önlerine geldiği andan itibaren yetkili mercilerin harekete geçerek soruşturmanın sorumluluğunu üstlenmeleri gerekmektedir. Bu durumda AİHM olayla ilgili etkin bir soruşturma yapılmaması nedeni ile AİHS’nin yaşam hakkını düzenleyen 2. maddesinin ihlal edildiğine karar vermiştir.


AİHM yaşam hakkının pozitif yükümlülükler doğurduğunu kabul etmekte, devletin araştırma, soruşturma ve hak ihlallerine son verme doğrultusunda etkin çalışmalar yapma zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Eylem yasadışı gruplar tarafından yapılmış olsa dahi sorumlularının derhal yakalanarak yargı önüne çıkarılması demokratik hukuk devletinin bir gereğidir. Terör eylemlerinin söz konusu olduğu bir bölgede soruşturma yapmanın zorlukları olmakla birlikte, bu durum AİHS 2. madde doğrultusundaki soruşturma yapma yükümlülüğünü ortadan kaldırmamakta, ayrıca etkili soruşturmaların yapılmaması güvensizlik ve cezasız kalma duygusunu arttırarak kısır döngüye yol açmaktadır (örneğin Demiray/Türkiye, 21.11.2000).


Bu yükümlülük öldürme eylemi bir devlet görevlisi tarafından gerçekleştirilmemiş bile olsa söz konusudur (Örneğin Çakıcı/Türkiye kararı, 8.7.1999). Devlet etkili bir soruşturma yaparak olayın faillerini ortaya çıkarabilmek için gereken bütün tedbirleri almalıdır. Bu doğrultuda öldürmeme yükümünü öncelikle kendisi yerine getiren devlet, ölümle sonuçlanacak saldırı ve eylemleri önlemek için sorumluların saptanıp yargılanmalarına yönelik uygun yöntemlerin işlerliğini sağlamakla yükümlüdür. Aksi halde bu eylemlerin hoş görüldüğü ya da desteklendiği fikrinin toplumda ön plana çıkmasıyla, adalete olan inanç sarsılır.

Etkin ve tarafsız soruşturma eksikliği sonucu yaşam hakkının ihlal edilmiş olması AİHM’nin bu konuda Türkiye’ye karşı vermiş olduğu kararların ortak noktasıdır. (Örneğin Ergi/Türkiye, 28.7.1998, Güleç/Türkiye 27.7.1998).
 



 

 

İnsan Hakları Kamu Özgürlükleri Eğitim Setleri İçin Tıklayınız...